0 232 999 37 39

Sağlıklı Beslenme Eğitimi

Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması “sağlıklı beslenme” olarak tanımlanır. Beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından korunmak, vücut direncini yüksek tutarak enfeksiyonlara kolay yakalanmayı önlemek, sağlıklı ve zinde hissetmek için her bireyin doğru beslenmeyi öğrenmesi gereklidir. İdeal vücut ağırlığında olmak sağlıklı beslenmenin tek göstergesi değildir. Besin gruplarının yeterli ve dengeli şekilde günlük hayatımızda nasıl yer alması gerektiğini bilmek, sağlıklı seçimler yapabilmeyi öğrenerek ideal kiloyu korumak gereklidir.

Sağlıklı beslenmeyi bir uzmandan öğrenmeye günümüzde herkesin ihtiyacı vardır. Çevreden duyulan, internetten görülüp uygulanan beslenme hurafeleri ve yanlış diyet uygulamaları birçok hastalığa yakalanma riskimizi arttırabilir. Doğru beslenme alışkanlıklarının özellikle çocukluktan başlayarak öğrenilmesi ve yaşam tarzı haline getirilmesi çok iyi olur. Çünkü beslenmeye dair birçok alışkanlık çocukluk döneminde yerleşmekte ve bu alışkanlıklar tüm yetişkinliği etkilemektedir, sonradan değiştirilmeye çalışılması hem daha zor hem de bazen geç olabilmektedir.

Sağlıklı beslenme ile kişi ideal kilo ağırlığına gelirken aynı zamanda hastalıklarda iyileşme sağlanır. Yeterli ve dengeli beslenmenin temel kuralı besin gruplarını bilmekten ve hayatımıza uygun oranlarda temel besin gruplarını, vitamin ve mineralleri dahil etmekten geçer. Bu gruplar;

Bu temel besin gruplarını yeterince aldığımızdan emin olmalıyız, gereksinim miktarı kişiden kişiye değişmektedir.

Günlük rutininize göre bir beslenme programı hazırlanmalı, 4-6 öğün olacak şekilde beslenilmeli, aç kalınarak kan şekerinin çok düşmesine neden olunmamalı. Öğün atlama ve uzun süren açlık sonucu bir anda fazla besin tüketimi oluşur ve kalorili yiyeceklere istek artar. Ayrıca açlığın uzun sürmesi ile kan şekeri çok düşer ve ardından yemek sonrası kan şekerindeki ani hareketler halsizlik ve uyku haline sebep olur.

Ara öğünlerinizi sağlıklı besinlerden yana kullanın. (meyve, kuru meyve, ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, kepekli galeta, ayran, süt, yoğurt, kefir gibi)

Mutlaka uyandıktan sonra ilk yarım saat içerisinde kahvaltı yapma alışkanlığı edinilmeli. Genelde danışanlarımızda sıklıkla gördüğümüz hata az kalori almak adına veya yoğunluk bahane edilerek kahvaltının geç saatlere ertelenmesidir. Yapılan araştırmalara göre kaliteli protein ve karbonhidrat içeren bir kahvaltı size güne hazırlar, enerjik ve zinde olmanızı sağlar, çocukların konsantrasyonunu arttırarak okul başarısını arttırır, kan şekerini dengeleyerek ani açlık ataklarının önüne geçer ve gün içerisinde daha az kalori almanızı sağlayarak zayıflamanıza yardımcı olur.

Besin çeşitliliğine önem verin. Tek tip beslenmek vücudumuz için gerekli bazı önemli bileşenleri almamıza engel olabilir. Bunun için mevsiminde, renk renk sebze ve meyveleri, kaliteli karbonhidrat kaynaklarını, kuru baklagilleri, yağsız beyaz ve kırmızı et alternatiflerini, süt gruplarını çeşitli olarak gün içerisinde tüketmeye çalışın.

Hayvansal yağ tüketiminizi azaltın. Araştırmalara göre yüksek hayvansal yağ tüketimi ile yüksek kan yağları, yüksek kolesterol, kalp-damar hastalıkları, kanser gibi birçok hastalık ilişkili bulunmuştur. Enerjimizin %30’u yağlardan gelecek şekilde planlanırken, sebze yemeklerine zeytinyağ-fındık yağı karışımı, salatalara sızma zeytinyağ kullanılmalı, etli yemeklere ise ekstra yağ ilave edilmemelidir.

Posa tüketiminizi arttırın. Araştırmalara göre düşük posalı beslenenlerde kalın barsak ve meme kanseri görülme sıklığı artıyor. Posa bunu barsakta ki faydalı bakterilerin artışını sağlayıp, barsak florasını düzenleyerek yapıyor. Böylelikle zehirli maddelerin üremesini engelliyor ve varsa vücuttan atılma hızını arttırıp barsakla temas süresini kısaltıyor.  Aynı zamanda boşalma hızını yavaşlatıp, tokluk hissini azaltıyor.

Yaşam kalitenizi arttırmak ve normal vücut ağırlığınızı korumak, gelecek nesilleri sağlıklı yetiştirmek  için yukarıda yazdıklarımıza dikkat etmeli ve bu şekilde yaşam tarzı değişikliğine gidilmelidir.