0 232 999 37 39

En Sık Sorulan Sorular

Meyveler hangi saatlerde tüketilmelidir?

Meyveleri yememiz gereken en uygun zaman ara öğünlerdir. Ara öğünler; yemeklerden 2-3 saat sonra, iki ana öğünün arasına denk gelen zaman diliminde yapılmalıdır. Sabah kahvaltısıyla öğle yemeği arasında (kuşluk) veya öğleyle akşam yemeği arasında (ikindi) yapılan ara öğünlerde meyve tüketimi oldukça uygundur.  Ana öğünlerle birlikte meyve tüketmek doğru değildir. Ana öğünlerde yediklerimizle birlikte yükselen kan şekerimiz, meyvedeki basit şekerin (fruktoz) eklenmesiyle daha fazla ve hızlı çıkış yapacaktır. Hızlı yükselmesi hızlı düşmesine ve kısa sürede acıkmamıza neden olacaktır. Meyveyi aç karnına tüketmek de düşük olan kan şekerinin hızla yükselmesine neden olur. Hızla yükselen şeker hızlı düşecektir bunu unutmamak gerekir. Ara öğünlere çok acıkılmış girildiyse meyvenin yanında fındık/badem/ceviz gibi kuruyemiş ya da süt/ yoğurt gibi protein kaynağı eklemek kan şekerinin daha regüle olmasını sağlayarak daha uzun süre tokluk hissi yaratacaktır.

 

Az uyursam daha hızlı kilo veririm?

Uyanık kalınan süre boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde oluruz. Özellikle akşam saatleri televizyon ya da bilgisayar karşısında geçen zaman atıştırma alışkanlıklarının oluşmasını tetikleyebilmektedir. Ayrıca uyku bozukluğunun hormonlarla arasında da bağlantı vardır.  Leptin ve Ghrelin hormonları iştah üzerinde etkili olan iki hormondur. Leptin, vücutta enerji fazlası olduğu zaman iştahı keserek yemek yemeyi durdurma sinyalleri verir. Ghrelin ise mide boş olduğunda salınır ve boş midede açlık hissini tetikler. Midede besin maddesi olmadığı zaman Ghrelin seviyeleri artar, Leptin seviyesi ise düşer. Bu durum da bizim yemek yeme isteğimizi tetikler. Yapılan çalışmalar, uykunun az olması durumlarında (Günde 5-6 saatten az) Leptin seviyesinin, çok düşük kalorili diyet yaparmışçasına düştüğünü ve açlığı tetiklediğini göstermiştir. Ayrıca az uyku sinirler üzerinde de etki göstermektedir. Uykusuzluk, sinirleri sürekli uyararak onları alarm konumda tutmakta ve rahatlamasını engellemektedir. Sinirlerin uyarılır konumda kalması, karbonhidrat ve şekerli yiyeceklere eğilimi daha çok attırır. Ayrıca kortizol denilen stres hormonu da uykusuzluk süresince artarak yağlanmaya sebep olmaktadır.

 

Bayanlar arasında yaygın olan sabah yürüyüşleri

Yürüyüş yapmak çok doğru bir alışkanlıktır. Ne zaman yapıldığının önemi olmamakla birlikte düzenli ve belli tempoda yapmak önemlidir. Bayanların sohbet havası içinde, yavaş tempoda yürümeleri yararlı sonuç vermeyecektir. Yürüyüşü, konuşamayacağımız hızdaki tempoya göre ayarlamak daha verimli sonuç almamızı sağlar. Ayrıca yürüyüşün arkasından yapılan kahvaltıların içeriği de önemlidir. Nasıl olsa spor yapıldığının düşünülmesi ile her şeyden fazla miktarda yemek ya da enerji içeriği yüksek gıdalara ağırlık vermek doğru değildir. Kahvaltıda karbonhidrat, protein ve yağı dengeli bir şekilde alacağımız bir örüntü oluşturmak önemlidir.

 

Diyetisyene başvurmadan zayıflamak mümkün müdür?

Yeterli ve dengeli bir beslenme programı ile sağlıklı bir sonuç almak için uzman bir kişinin kontrolü gerekli olacaktır. Kişiler tek başlarına diyet yaptıklarında bir yerden sonra sıkılma ya da motivasyonlarını kaybetme durumuyla karşılaşabilirler. Uzman kontrolünde olmak, kişilerin canları istedikleri şeyleri de yemesini sağlayacaktır. Canımız tatlı çektiğinde neleri kesmemiz gerektiğini ya da hangi zaman diliminde yemenin daha masum olacağını bilmek daha kontrollü olmayı sağlar. Kişiler tek başlarına diyet yaparken hangi besinden  ne kadar yemesi gerektiğini tam olarak ayarlayamayabilirler. Kişiler tek başlarına diyet yaptıklarında genellikle çok düşük kalorili diyetler yapmaktadır. Bu tür diyetler sağlık açısından zararlıdır. Kişinin metabolizma hızına göre planlanacak bir diyet en ideal olanıdır. Ayrıca kilo takibinde kişilerin, tartıda gördükleri azalış ya da artışlar net sonuç vermeyebilir. Verilen kilonun nereden olduğu (sudan mı, kastan mı, yağdan mı) çok önemlidir. Sudan ya da kastan olması istenilen bir durum değildir. Bu yüzden vücut analizi yapan tartılarla uzman kontrolünde olmak kişileri daha doğru yönlendirecektir.

 

Mutlaka tüketmemiz gerekenler nelerdir?

Mutlaka tüketmemiz gereken gıdalar bizim günlük gereksinmelerimize göre belirlenmektedir. Her bireyin günlük alması gereken kalori, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve su gereksinmesi bulunmaktadır. Her gün süt grubundaki ( süt, yoğurt, ayran, kefir ve peyniri bu grupta yer almaktadır) gıdalardan mutlaka tüketmemiz gerekir. Bu gruptakiler, bizim özellikle protein ve kalsiyum gereksinmemizi sağlamak açısından önemlidir. Ekmek grubundan tüketeceğimiz tahıllı ekmek;  enerji, karbonhidrat ve özellikle de B grubu vitaminleri almamızı sağlayacaktır. Et grubundan et, tavuk veya balığı mutlaka öğle ya da akşam yemeklerinde tüketmemiz gerekir. Et grubu bizim protein kaynağımız olmakla birlikte demir, çinko, fosfor gibi önemli mineralleri de almamızı sağlayacaktır. Et grubunda yer alan yumurta bizim için ayrıca önemlidir. Beyazı örnek bir protein kaynağıdır. Sarı kısmı da folik asit, demir ve A vitamininden zengindir. Kurubaklagilleri de atlamamak gerekir ki onlar da bizim için et grubunda yer alan önemli bitkisel protein kaynaklarıdır. Meyve ve sebze grubu bizim için başlıca vitamin ve mineral deposudur. Enerji gereksinmesine bağlı olarak günde 3-4 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze tüketmek bizim günlük almamız gereken vitamin, mineral gereksinmesini tamamlamayı sağlayacaktır. Zeytin, zeytinyağı, fındık, badem, ceviz bizim için yağ grubunda yer almaktadır. Bu grupta yer alanlarda bizim enerji gereksinmemizin yanında,  E vitamini, çinko, magnezyum gibi vitamin ve mineral alımımızı da sağlamaktadır. Ayrıca suyu da unutmamalıyız. Su bizim için hayati önem taşıyan bir besin öğesidir. Gün içine yayarak su içmeye özen göstermek ve 2-2.5 litreye tamamlamak gerekmektedir. Mutlaka yenilmesi gereken mucizevi bir besin aramaya gerek yoktur. Bizim için besin gruplarında yer alan gıdaları günlük olarak tüketmek sağlıklı olmak adına zaten mücizeler yaratacaktır.

 

Kilo vermek için hayatımızdan üç beyazı çıkarmak mı gerekir?

3 beyaz dediğimiz şeker, un ve tuzdur. Beyaz un ve şekeri çıkarmak zayıflama anlamında önemlidir. Şeker, bizim için basit karbonhidrat kaynağıdır ve besleyici bir değere sahip değildir. Şekeri biz doğal şekliyle meyve ve sebzelerden almaktayız. Ayrıca tatlılardan, hamur işi gıdalardan ya da hazır yiyeceklerden ( çikolata, goflet vb.) aldığımız şeker bize fazladan kalori olarak geri dönecektir. Bu yüzden basit şekerin bize faydası değil zararı olduğunu bilerek hayatımızdan çıkarmak doğru bir adım olacaktır.

Buğday öğütülüp un haline getirilirken işlemden geçerek beyazlaştırılmaktadır. Bu aşamada aynı zamanda faydalı kısımlarından da ( ruşeym ve kepekten)  ayrılmaktadır. Unun beyaz olması kalori olarak farklılık yaratmaz. Ancak un beyazlaşırken posadan fakir ve besleyici değeri düşük hale gelmektedir. ‘Glisemik indeks’ dediğimiz kan şekerini yükseltme hızı, beyaz unun oldukça fazladır. Beyaz unu sadece beyaz ekmek gibi düşünmemek gerekir. Tüm hamur işi ( pasta, börek, kek, kurabiye ) gıdalara da beyaz un girmektedir. Beyaz un ile birlikte bu yiyecekleri de hayatımızdan çıkmak fazladan yağ ve kalori alımını da engelleyecektir.

Tuz, vücudun su tutmasına yol açar fakat kalori alımıyla bir ilgisi yoktur. Buna karşılık aşırı tuz kullanımı vücutte su tutarak kişide şişkinlik hissine yol açabilir. Bu şişkinliği de tartıda artış olarak görmek mümkündür. Özellikle regl dönemi öncesinde tuz kullanımında aşırıya kaçılmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tuzun iştah açıcı etkisi göz ardı edilmemelidir. Tuzlu yemek, arkasından tatlı bir şeyler yemek ya da gazlı şekerli içecek içmek gibi ihtiyaçlar doğurabilmektedir. Dolayısıyla tuzun kilo alımı üzerinde doğrudan değil, dolaylı bir etkisi vardır.